31 Aralık 2025 Çarşamba

Gece Yarısı Gelen Özür: Serkan Yıkılmaz’dan Eşine Sessiz Ama Derin Bir Barışma Hamlesi

 İzmir’de gece saat 00.30’u gösterirken yaşanan bu olay, bir evliliğin içinden geçen kırgınlıkların nasıl sevgiyle onarılabileceğini gösteren dikkat çekici bir barışma hikâyesine dönüştü.

Edinilen bilgilere göre Serkan Yıkılmaz, eşiyle yaşadığı ufak tefek tartışmaların ardından bir haftadır süren soğukluğu sona erdirmek için alışılmışın dışında, samimi ve tamamen duygusal bir adım attı. Eşinin babasının Eserkent’teki evine yakın bir noktada, gecenin ilerleyen saatlerinde kendi iç muhasebesini yapan Yıkılmaz, bu jestin herhangi bir gösteri değil, sevdiği kadına yönelik bir özür ve barış çağrısı olduğunu dile getirdi.

O anlara tanıklık eden bir gazeteciyle kısa bir sohbet gerçekleştiren Yıkılmaz, yaşananların büyütülecek meseleler olmadığını ancak kalp kırıldığında bunun mutlaka onarılması gerektiğini ifade etti. “Bazen tartışıyorsun, bazen yanlış yapıyorsun. Ama seviyorsan, gururu bir kenara bırakıp bunu göstermen gerekiyor” sözleriyle duygularını paylaştı.

Gazetecilik etiği gereği olayın tek taraflı aktarılmaması adına, Yıkılmaz’ın eşine de ulaşılmak istendi. Amaç, yapılan bu barışma jestinin karşılığını ve sürecin nasıl şekillendiğini teyit etmekti. Çünkü bu yaşananlar, sadece bir kişinin pişmanlığı değil; iki insan arasında hâlâ canlı kalan bir bağın sessiz ama güçlü ifadesiydi.

Gece yarısında, soğuğa rağmen atılan bu adım, sevginin bazen yüksek sesle değil, sakin ve içten hareketlerle anlatıldığını bir kez daha hatırlattı.

27 Aralık 2025 Cumartesi

Sesiyle Müziğe Yön Veren İsim Ece Evrensel İle Keyifli Bir Söyleşi...

 Vizyon Medya Grup Yönetim Kurulu Başkanı Taner ÖZGÜR Söz Yazarı, Müzik Eğitmeni, Piyanist, Sanatçı Ece EVRENSEL  ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.

Taner Özgür : Biyografinizdeki bu zengin müzikal kimliklerin en başına dönelim. Çocukluğunuzdaki Ece’nin müzikle ilk tanışma anı nasıldı, içinizdeki o ateşi ilk ne yaktı?"

Ece Evrensel :  Müzikle ilk tanışma anım annemin söylediğine göre henüz konuşmayı öğrenmeden önce şarkı mırıldanmaya başlamışım . Kendimi bildiğimden beri şarkı söylüyorum.

Taner Özgür : Peki neden piyano? Sizi tuşlu çalgıların dünyasına çeken, 'İşte benim enstrümanım bu' dedirten o büyü neydi?" 


Ece Evrensel : Anneannemin annesi akordeon çalarmış. Sanırım bu yüzden tuşlu çalgılar her zaman ilgimi çekti ve doğal olarak piyanoya yöneldim.

Taner Özgür : Hem besteci hem söz yazarısınız. Bir şarkı ortaya çıkarken sizde süreç nasıl işliyor? Önce bir melodi mi kapınızı çalar, yoksa kağıda dökülen sözler mi melodisini çağırır?

Ece Evrensel :  Aslında her ikisi de oluyor, ama genellikle sözlerden önce beste süreci öncelikli oluyor.

Taner Özgür :  "Bestelerinizi dinlediğimizde Ece Evrensel'in iç dünyasına ne kadar yaklaşıyoruz? Üretirken sizi en çok besleyen duygu hüzün müdür, yoksa umut mu?

Ece Evrensel : Umut da var, hüzün de… Ben aslında bir hikâye anlatıcısıyım; ne hissediyorsam onu şarkıya dönüştürüyorum. Bazen bir aşk hikâyesi ilham verir, bazen de bir rüyamdan etkilenip şarkı yazarım.

Taner Özgür :  Sahneye çıkmadan hemen önceki o son 5 dakikayı merak ediyorum. O an aklınızdan neler geçer, kendinizi motive etmek için yaptığınız özel bir ritüeliniz var mıdır?

Ece Evrensel :  En sevdiğim anlardan biri, sahneye çıkmaya sadece beş dakika kala hissettiğim heyecan. Bu heyecanı bastırmaya ya da atlatmaya çalışmıyorum; çünkü bana heyecan vermeyen bir işe ait değilim. Sahnedeyken evimde gibi hissediyorum . Ait olduğum yere tekrar dönüyormuş gibi ... Bunun yanında sahneye hazırlanırken düzenli olarak ses egzersizleri, spor ve sağlıklı beslenmeye özen gösteriyorum.

Taner Özgür : Kendi yazdığınız bir eseri seslendirmekle, çok sevilen bir klasiği yorumlamak arasında hissettiğiniz duygu yoğunluğu açısından nasıl bir fark var?

Ece Evrensel : İkisinin de ayrı tadı var. Birinde hikayeyi yaşayan taraf , diğerinde ise hisseden taraf oluyorum. Elbette kendi hikayemi anlatırken yaşadığım duygu yoğunluğu diğerine göre daha fazla oluyor.

Taner Özgür : Müzik, dışarıdan çok ışıltılı görünse de meşakkatli bir yol. 'Keşke vazgeçseydim' dediğiniz anlar oldu mu, yoksa tutkunuz her zaman engelleri aştı mı?

Ece Evrensel :  Müziğe sadece tutku olarak bakmadım; çünkü tutku geçici . Benim bu dünyadaki varoluş amacım müzik . Tutkudan öte nefes almak gibi benim için , bu dünyada varoluş sebebim. O yüzden vazgeçmem söz konusu olmadı. Tekrar Dünya'ya yine müzisyen olarak gelmek isterim.

 

Taner Özgür :  Sadece enstrümantal bir eser çalarken, sözlerin olmadığı o anlarda dinleyiciye duyguyu geçirmek daha mı zor, yoksa müziğin dili zaten her
şeyi anlatıyor mu?

 

Ece Evrensel :  Bence zor değil; çünkü müzik konuşmadan da anlatabilen evrensel bir dil .

Taner Özgür :  Bir eğitmen gözüyle sormak isterim: Müzikte zirveye giden yolda doğuştan gelen yetenek mi daha belirleyicidir, yoksa disiplinli ve istikrarlı çalışma mı?
Ece Evrensel : 
Bu soruya hem müzisyen hem de eğitimci olarak cevap vermek isterim.
Benim için zirve, ulaşılması gereken tek bir nokta olmaktan ziyade; bilgi, emek ve süreklilikle yürütülen bir sürecin zaman içinde ortaya çıkan doğal sonucudur.
Yetenek, ancak disiplinli ve istikrarlı bir çalışmayla gerçek anlamını bulur. Bu nedenle, başkalarının izlediği yolları takip etmektense, kişinin kendi yolunu bilinçli ve tutarlı biçimde inşa etmesinin daha kıymetli olduğuna inanıyorum.

 

Taner Özgür : Sosyal medyayı aktif kullanan bir sanatçısınız. Takipçilerinizden gelen anlık yorumlar ve dijital dünyadaki bu etkileşim, üretim sürecinizi nasıl şekillendiriyor?

Ece Evrensel :   Sadece sahnede değil, sosyal medya aracılığıyla da dinleyicilerimle bağ kuruyorum. Dünyanın farklı yerlerinden mesajlar ve mailler alıyorum. Bir keresinde söylediğim bir türküyü paylaştığımda, hiç Türkçe bilmeyen birinin söylediğim Türküden etkilenip bana yazması beni çok gururlandırmıştı. Daha önce yurt dışından, orada yaşayıp sahne almam için bir iş teklifi aldım; ancak kendi ülkemde yaşamayı tercih ettiğim için temelli gitmeyi kabul etmedim. Çocukken başka kültürlere daha çok özenirdim, büyüdükçe kendi özümüzün değerini daha iyi anladım.

Taner Özgür : Besteci kimliğinizle ileride kendinizi nerede görmek istersiniz? Mesela bir film müziği bestesi veya senfonik bir proje hayaliniz var mı?


Ece Evrensel : İkisini de bir gün hayata geçirmeyi çok isterim. Şu anda üzerinde çalıştığım bazı sürpriz projelerim de var ve bunları paylaşmayı dört gözle bekliyorum. Uzun vadede ise üretimimi derinleştirip, müzikal dilimi daha net ve güçlü bir şekilde ifade ederek; müziğimle hem Türkiye’de hem de dünyada kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyorum.

 

Taner Özgür : Piyanonun kapağını kapatıp stüdyodan çıktığınızda, Ece Evrensel kendini nasıl dinlendirir? Müzik dışında size 'iyi gelen' şeyler nelerdir?

 

Ece Evrensel : Spor yapmak ,yazı yazmak, resim yapmak, doğada vakit geçirmek .

 

Taner Özgür : "Bu yola yeni çıkacak olan, hayalleri büyük ama cesareti kırılgan genç müzisyen adaylarına verebileceğiniz en kıymetli tavsiye ne olurdu?

 

Ece Evrensel : Hayallerinin peşinden gitmelerini ve ne olursa olsun vazgeçmemelerini söylerdim.

 

Taner Özgür : Zaman makinesi icat edilse ve geçmişten bugüne yaşamış herhangi bir müzisyenle karşılıklı bir kahve içme şansınız olsa, bu masada karşınızda kim otururdu?

 

Ece Evrensel : Her dönemden etkilendiğim müzisyenler olduğu için zaman yolculuğum ve kahve sohbetlerim sürekli devam ederdi .

Taner Özgür : Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Ece Evrensel : Bana bu fırsatı verdiğiniz için önce size ve tüm ekibinize çok teşekkür ederim. Ayrıca tanışmaktan gurur ve mutluluk duyduğum değerli arkadaşım Vizyon Medya Grup Yayın Grup Başkanı Umut UÇAR'a da ayrıca teşekkür ederim. İyi ki Müzik var! İyi ki varsınız.

 

 

 

11 Aralık 2025 Perşembe

ESRA SÖNMEZER’DEN RAKİPLERİNE “BABAYİĞİT” RESTİ: “HEM YÖNETİP HEM GÜLDÜREN VARSA ÇIKSIN!”

 Ekranların sevilen yüzü Esra Sönmezer, “En İyi Kadın Talk Show Programcısı” dalında kazandığı 50. ödülüyle kariyerinin zirvesine yerleşirken, sektördeki rakiplerine de iddialı bir mesaj gönderdi.

Özgün formatıyla YouTube’da fırtınalar estiren “Pembe Pijama Karavan’da” programıyla dikkatleri üzerine çeken Sönmezer, başarısının sırrının mutfaktaki emeği olduğunu açıkladı. Sadece kamera önünde değil, kamera arkasında da devleşen başarılı sunucu; programın yapımcılığından yönetmenliğine, senaristliğinden kurgusuna kadar her aşamasında imzasının bulunduğunu belirtti.

“Montaj Masasında Sabahlıyorum”

Ödülünü alırken yaptığı konuşmada işin görünmeyen zorluklarına değinen Sönmezer, başarının tesadüf olmadığının altını çizdi. Bir bölüm için bazen 2-3 gün boyunca kurgu ve montaj masasında sabahladığını dile getiren ünlü sunucu, emeğinin karşılığını izleyicisinin ilgisi ve aldığı ödüllerle taçlandırdığını ifade etti.

Rakiplerine Meydan Okudu: “Varsa Çıksın!”

Konuşmasının en çarpıcı anı ise rakiplerine gönderdiği açık davet oldu. Sönmezer, tüm bu iş yükünü tek başına sırtlanırken enerjisinden hiçbir şey kaybetmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bunların hepsini aynı anda yapabilecek, hem güldürüp hem de eğlendirebilecek bir babayiğit varsa çıksın ortaya!"

Kendi formatını yaratan, yöneten ve sunan Esra Sönmezer, bu çıkışıyla magazin dünyasında ve dijital yayıncılıkta çıtayı, ulaşılması zor bir noktaya taşımış oldu.

Türkiye’nin Değer Üreten İsimleri Aynı Sahnede: “Hayata Değer Katanlar” Ödülleri İçin Geri Sayım Başladı

 Topluma yön veren, üretimiyle, emeğiyle ve duruşuyla fark yaratan isimler bu kez aynı çatı altında buluşuyor. Milli Beka Hareketi tarafında...